Murat Arda: Taksim Bahçesi, “kurunun yanında yanan yaşların” varolma mücadelesi

0

Bir zamanlar Talimhane’nin bir “Rus mahallesi” olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya tüm Beyoğlu’nun yüksek sosyeteden Galata ahalisinin yazlık mesire yeri olduğunu?

Kurtuluş’un bir Ermeni semti, Üsküdar’ın ve Taksim’in Rum diyarı ve tüm aziz İstanbul’un bin bir milletin çiçek gibi cıvıl cıvıl doldurduğu yemyeşil bir doğa harikası olduğunu da eklemeliyiz.

     

         Taksim Bahçesi, Murat Arda’nın ikinci romanı.

Murat Arda’nın son romanı Taksim Bahçesi, işte bu “eski zaman insanlarının” günümüze ulaşan bir çığlığı adeta. Yazara göre, Taksim Bahçesi, “kurunun yanında yanan yaşların” varolma mücadelesi.

İstanbullu bir Ermeni entelektüel olan Agop Niksarlıoğlu, herkesten önce kitabı okuyup Taksim Bahçesi’ne dair şunları dile getiriyordu:

“Unutmaya şartlandırıldığımız herşeyi yüz yıllık bir zaman tünelinde bir ileri bir geri gezintiye çıkartıyor Murat ikinci kitabında. Bu topraklarda inadına yeşeren yaşam formlarına düşman, gönlümüze perde olan türlü türlü melaneti sayfalarında filtreleyip bizlere muzurluk ve haytalığın evrenselliğini/zaman tanımazlığını sunuyor.

Postu deldirmeme konusunda ortalama iş çıkartan, kafadarlık müessesesine yüksek aidiyet duygusuyla bağlı tuhaf isimli adamların kaderini tekrardan ağır ağır tayin ediyor bunca yıl sonra. Bir bakıyorsun, o koca koca adamların arasına bir kozmos mensubunu iliştiriveriyor, araya tencereden bozma kara tavuklar serpiştiriyor -hani şu eski Meydan’ın orada gezinen tavukları-, sonra hoşgeldin Berlin Kongresi’nin faydaları/zararları, kaçan kaçtı azınlıklara da daha haberleri yok falan fişmekan.

Cıva gibi Murat’ın eli, dili…
Akışkan.
Cilveli.
Edepsiz.
Toprak kadar ağır.

Babamı hatırlatıyor bir de Murat.
Tuhaf isminin hallicesinden adaşı Nubar.”

Murat Arda, Taksim Bahçesi’nde “belleğin intikamını” alıyor.

Kitabı edinmek için: http://www.babil.com/kitap/urun/fb34e670447d4debb59e2fe64a470076